Rexhep Kabashi Nr.8 Bazhdarane - Prizren +383 49 400 377 info@dentaristo.com

Ağız, diş ve çene cerrahisi bölümünde ağız içerisindeki tüm yumuşak dokuların (dil, yanak, dudak, tükürük bezleri vb.) dişlerin, çenelerin ve çene ekleminin her türlü rahatsızlığının ve hastalığının teşhisi ve cerrahi tedavileri gerçekleştirilir.

Ağız, diş, çene hastalıkları ve cerrahisi, diş hekimliğinin ağız, dişler ve çenelerle ilgili hastalıklarının, yaralanmalarının ve deformitelerinin tanı ve tedavisi ile uğraşan bir cerrahi dalıdır.

•  Gömülü veya komplike dişlerin çekimleri

•  Çenede oluşan kistik tümörlerin tedavisi

•  Kemik içinde yer alan diş kökenli lezyonların tedavisi

•  Damak ve dudak yarıklıklarının tedavisi

•  Dental implant uygulamaları

•  Dental uygulama yapılırken ihtiyaç duyulan sert ve yumuşak doku düzeltmelerinin yapılması

•  Dental protez işlemi öncesi, yumuşak ve sert dokuların düzetilme işleminin yapılması

•  Çene ve yüz bölgesinde oluşan kırıkların tedavileri

•  Tükürük bezi hastalıklarının tıbbi ve cerrahi tedavileri

•  Ağız, çene ve yüz bölgesinde estetik ve fonksiyonel bozukluklara neden olan deformitelerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi,

•  Kanser tedavisi kapsamında uygulanan ilaç ve radyoterapiye bağlı çenelerde oluşan kemik nekrozlarının tedavileri

17-26 yaşları arasında sürmesi gereken 3. büyük azı dişlere 20 yaş dişi denir.

Sürme zamanı geldiği halde çeşitli nedenlerle ağızda yerini alamayan dişlere  “gömülü dişler” denir. Yirmi yaş dişleri veya akıl dişleri olarak da bilinir) en sık rastlanan gömülü dişlerdendir. Üçüncü azı dişlerinin sürebilmesi için ağızda yer bulunmuyorsa ve kişi 25 yaşına geldiği halde bu halen sürmemişse bu dişlere “gömülü diş” denir. Üçüncü azılar henüz sürmemişse, diş hekiminizi ziyaret ederek durum hakkında bilgi edinebilir ve gömülü kalan dişlerin neden olabildiği ağrı, şişme, enfeksiyon, çürük ve dişeti hastalıkları gibi bazı problemler ortaya çıkmadan etken dişin çekilmesini sağlayabilirsiniz.

Doğru pozisyonda yerini almış sağlıklı bir 20 yaş dişinin çekimine gerek yoktur.

Çekim sonrası ağrı, şişlik, morluk olabilir. Bu tepkiler kişiden kişiye değişmektedir. Aynı zamanda süreci rahat geçirebilmeniz için doktorunuz size çeşitli ilaçlar reçete edecektir. Bu ilaçlar ağrı, şişlik ve enfeksiyon oluşmaması için yardımcı olacaktır. İlk 24 saat buz kompres uygulamak da sizi oldukça rahatlatacaktır. Şişlik ve morluk oluşumunu en aza indirecektir.

Ağız içinde herhangi bir yerde odontojenik (diş kaynaklı) kistler oluşur. Ağrı veya şişliğe sebep olarak hasta tarafından farkedilir veya hiç farkedilmeden oldukça büyük boyutlara ulaşabilir. Çene kistinin bulunduğu bölgeye ve büyüklüğüne göre tedavi yöntemleri farklılıklar gösterse de ağız ve diş cerrahları tarafından alınmaları gerekir.

Diş kaynaklı kistler genellikle iyi huylu ve yavaş büyüyen oluşumlardır. Ancak zamanında müdahale edilmediği takdirde çok büyük boyutlara ulaşıp sinüs, burun boşluğu, sinir gibi normal anatomik oluşumlara zarar verebilir veya kötü huylu tümörlere dönüşüm görülebilir.

Cerrahi işlem öncesi kistin bulunduğu bölgedeki dişlere kanal tedavisi yapılır. Genellikle kistin çıkarımı için lokal anestezi yeterlidir. Çok büyük boyutlu kistlerin çıkarılması için genel anestezi uygulanabilir. Çıkarılan parça inceleme için mutlaka patolojiye gönderilir.

Kanal tedavisinin yeterli veya uygun olmadığı durumlarda yapılan basit bir endodontik cerrahi işlemdir. Apikal rezeksiyon, kökün uç kısmının alınması, iltihabın ve iltihaptan etkilenen kemik dokunun temizlenmesi, oluşan kistik yapının alınması işlemidir. Tüm dişlere uygulanabilir. Lokal anesteziyle yapılan ameliyat, yaklaşık 30 dakika sürer.

Apikal rezeksiyon da denilen bu işlemde, kök ucu, diş eti kesilerek açığa çıkarılır. Kök ucu ve etrafındaki kist ve enfekte doku kesilerek alınır. Kök kanalı temizlendikten sonra tekrar doldurulur. Diş eti tekrar yerine yerleştirilip, dikiş atılır ve operasyon tamamlanır.

Lokal anestezi altında uygulanan apikal rezeksiyon işleminde hastalar herhangi bir ağrı hissetmezler. Genellikle 2-3 gün hastaların yanağında şişlik oluşur. İlaçların düzenli kullanıldığı durumlarda hastaların şikayeti oluşmaz.

Çeşitli nedenlerle kemik kaybı olan hastalarda dışarıdan müdahale ile kemik oluşumunun stimile edilmesi gerekebilir. Özellikle implant yapılacaksa çevresindeki kemik miktarı çok önemlidir. Yeterli miktarda kemik yoksa kemik tozlarından veya hastanın kendisinden alınan kemik dokusundan yararlanarak kemik miktarı arttırılır. Kemik tozları insan kaynaklı, hayvan kaynaklı veya sentetik olarak üretilmektedir.

  • • İmplant yapımı için yeterli kemik yoksa,
  • • İmplant yapımı öncesi sinüs yükseltme yapılması gerekiyorsa,
  • • İmplant, diş çekimi ile aynı seansta uygulanacaksa,
  • • Kist operasyonlarından sonra kemik kaybı fazlaysa iyileşmenin hızlanması amacıyla.

Sinüs hava boşluğu demektir. Sağ ve solda beş adet toplam on sinüs bulunmaktadır. Diş tedavilerinde bizi en çok ilgilendiren burnun yan taraflarında bulunan maksiller sinüstür.

Üst çenede azı dişlerimizin bulunduğu bölgede bu dişlerin kökleri ile maksiller sinüs komşudur. Bu dişler çekildiğinde sinüs tabanı aşağı doğru çöker ve bu bölgede kemik kaybı oluşumuna sebep olur. Kaybedilen dişlerin yerine implant yapılmak istenirse yeterli kemik dokusunun oluşturulabilmesi için sinüs tabanının yeniden yukarı taşınması gerekmektedir.

İki çeşit operasyon tekniği vardır:

  1. Lateral sinüs lifting(Açık lift): Sinüs duvarına komşu yan yüzdeki kemik dokusunda küçük bir pencere açılarak sinüs membranı yukarı kaldırılır. Arada oluşturulan boşluğa kemik tozları eklenerek kemik oluşumu için 6 ay beklenir. Daha sonra implant uygulanır.
  2. İnternal sinüs lifting(Kapalı lift): Bu yöntemde sinüs membranına implantın uygulanacağı yuvadan ulaşılır. Künt aletler yardımı ile sinüs membranı yukarı taşınır ve açılan yuvadan kemik tozları koyulur. Daha sonra da implant yerleştirilir.

  • • Kapalı lifting işlemi çok daha basit ve kolaydır.
  • • Kapalı lifting işleminde aynı anda implant da yerleştirilir. İkinci bir cerrahi işleme gerek kalmaz.
  • • Ameliyat sonrası hastanın şikayetleri kapalı liftingde daha azdır.
  • • Kapalı lifting ameliyatında sinüs ortalama 3-5 mm yükseltilebilirken, açık lifting ameliyatında sinüsün ortalama 10-12 mm yükseltilebilir.
  • • Kapalı lifting ameliyatında görünmeyen bir bölgede çalışılır ve sinüs membranına bir zarar gelirse göremeyiz.
  • • Açık sinüs lifting ameliyatı sırasında sinüs membranında bir yırtılma olursa rahatlıkla görülebilir ve yırtılmanın büyüklüğüne göre tedaviye devam edilir.

  • • Tampon yarım saat boyunca ısırılmadır.
  • • İlk 48 saat sinüs lift uygulanan bölgeye buz kompres uygulanmalıdır.
  • • İki hafta çok sıcak ortamlardan uzak durulmalıdır (sıcak duş, hamam).
  • • Sıcak içecekler ve sert yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
  • • Hekiminizin yazmış olduğu ilaçları düzenli şekilde kullanmanız gerekmektedir.
  • • Hapşurmamaya, burnunuzu basınçlı bir şekilde temizlememeye özen gösterilmelidir. Hapşurma ihtiyacınız olursa ağız açık hapşurularak basınç oluşumunun önüne geçilebilir.
  • • Mümküse ilk iki hafta uçak seyahati ve su altı dalışlarına gidilmemelidir.